Bert Hellinger Orjinal Felsefesi - Bekir Meleklioğlu

“Çocuklar genellikle  ebeveynlerinden

daha mutlu ya da daha tatmin edici bir hayat yaşamaya cesaret edemezler.

Bilinçsizce görünmeyen bir şekilde çalışan konuşulmamış aile sırlarına

sadık kalırlar. Aile Dizimi, birkaç nesil boyunca bilinçsizce taşınan

altta yatan aile bağlarını ve güçlerini keşfetmenin bir yoludur. ”

Bertold Ulsamer

Aile Dizimi yöntemi; 50 yılı aşkın süredir aileleri inceleyen ve tedavi eden; 1925 doğumlu Alman terapist Bert Hellinger tarafından geliştirilmiştir.

 

Bu yönteme “Familienaufstellung” adını vermiştir. Dilimize ise “Aile Dizimi” olarak tercüme edilmiştir.

 

Aile dizimi dünyada en hızlı gelişen tedavi yöntemlerinden biri haline geliyor ve şu anda 35’ten fazla ülkede de uygulanmaktadır.

 

Bugün dünyanın en saygın psikoterapistlerinden biri olarak kabul edilen Psikoterapist Bert Hellinger; ailelerdeki bilinçsiz ve genellikle yıkıcı olan, kalıplarını aydınlatarak aile terapisinin kalbi ve ruhunda devrim yaratmıştır.

 

Aile Dizimi; bizim yaşamımızın ardındaki saklı dinamikleri gün ışığına çıkartır.

 

Psikolojinin çoğu, bireyin çocukluğundaki çatışmaları araştırmaya odaklanırken; Hellinger, ailelerde ebeveyn, kardeş veya çocuğun erken ölümü, terk, suç veya intihar gibi travmatik olayları inceledi.Bert Hellinger, danışanlarının ailelerinin iyileştirici gücüyle temas etmelerini görev bilmiştir. Bu onun için sadece terapi değil, aynı zamanda barışmaya hizmettir. Bu anlamda o kendisini din adamı olarak da görmektedir. Aksi düşünülürse, geleneksel bir terapist sadece, olaylara hakim olduğunu düşünür.

 

Bert Hellinger’e göre;

 

“Aile kendindeki belli bir formu, bireysel kökenli ailesinden miras alarak geliştirmiştir.”

 

Her birimiz uzun bir aile soyundan gelmekteyiz.Köklü gelenekler, deneyimler aile içinde doğmaya devam ederek  süregelmektedir.

 

Bu düzenlemeler, bir kişinin veya yaşamı hak etmeyen birisinin; ailede olan üyelik hakkı dışlanma, isteğe bağlı düşük, kürtaj ile engellendi ise ailede bir yer işgal etmede, bozulma vardır.

 

Buna önceki nesillerde dahildir. Tüm bu adaletsizlikler, sonraki nesillerde, bilinçsiz kefaret ödeme ve hastalık oluşturararak kendisini belli eder.

 

Acısını ortaya çıkarır.

 

Bir ailede etkili dinamiği gün ışığına çıkartmakla bu bağlantıları ve bu tür dengesizlikleri bir çözüm ile gidermek mümkündür.

 

Şimdi, ruhu kendi gelişimi için görevlere açabilirsiniz.”

 

Bu nedenlerden dolayı, bilinçsizce annemizden ona ait olan anksiyetiye duygusunu, ya da dedemize ait olan başarısız ilişkiyi de  babamızdan alarak devam ettiriyor olabiliriz…

 

Bizler göz rengi, kan grubu gibi gözle görülür fiziksel özellikler gibi aile içinde yaşanan duygusal travmalardan da miras alırız. Bu duygusal miras sık sık bilinç dışı olarak bizden gizlenir.

 

Bir çoğumuz bilinçsizce anksiyete, depresyon, öfke, suçluluk, yalnızlık, alkolizm ve hatta hastalık gibi yıkıcı kalıpları “ailesinden” miras alarak geliştirmiş olabiliriz. Anksiyete, korku, mali kaygılar, depresyon, hastalık ve mutsuz ilişkiler bizim yaşamımızda etkili olan bu bilinçsiz mirasımızın formları olabilir.

 

Aile Dizimi’nin özelliklerinden biri de; sadece kendi tecrübelerimize ait değildir. Artık hayatta olmayan ya da kan bağı olmayan bireylerin de güçlü etkisini yansıtır.

 

Hatta geriye 2 veya 3 kuşak kadar giden önceki nesillere ait olan, bize ait olmayan çözülmemiş travmalar, duygular da bize aktarılmış olabilir.

 

Önceki nesillerin bu etkisi artık kanıtlanmıştır.

 

Ebeveynimizin ve onların ebeveynlerinin de dahil olduğu, kuşaklar öncesi yaşamış bireylerin tecrübelerini inceleyen Epigenetik bilimi tarafından da ortaya konmuştur.

 

Epigenetik; tecrübelerimizin bizden önce gelmiş olanların tecrübelerinin unutulmuş bile olsa asla tam kaybolmadıklarını göstermektedir. Onlar artık bizim bir parçamızdır ve genetik dizimimize sıkıca tutunan moleküler kalıntılara dönüşmüştür. İşte Sistemik Aile Dizimi bu tip kalıntıların kendilerini gösterdikleri bir terapi uygulamasıdır.

 

Bu şekilde, bizim güçlü alışkanlıklarımız atalarımızın kaderi ile de bağlantılıdır.

 

 

 

 

“Dede erik çalmış, torunun dişi kamaşmış.”

 

Bunlar bizim yaşamımızın üzerinde veya çocuklarımızın yaşamı üzerinde etkili olan bir süreç başlatabilir.

 

Ailesine derin bir sevgi ile bağlanan bir çocuk, ebeveyninin veya başka bir aile üyesinin acılarını hafifletmek için boşuna bir girişimde bulunur. Aidiyet hissinden dolayı kendi çıkarlarını en iyi şekilde feda eder. Geçmişten gelen daha sonraki nesillerde, bu mutsuzluğa karışan aile üyeleri genellikle endişe, depresyon, öfke, suçluluk, korku, kronik hastalık ve yerine getirilmemiş ilişki kalıplarını sürdürürler.

 

Bu ortak tema: üzgün anne, üzgün kızı, alkolik baba………gibi

 

 

 

 

Sonuçta…

 

Bert Hellinger, bu travmaların daha sonraki nesillere etki eden yıkıcı bir güç uygulayabildiğini gözlemlemiştir.

 

Bu etkiler devam etmek zorunda değildir. Aile Dizimler’i, bu kalıpları kırmamızı sağlar. Bir iç görü anında hayat değiştiren sonuçları getirebilir. Ailemizden kalan bu istenmedik duygusal mirası bir aile dizimi çalışmasında çözüme kavuşturabilir belkide sonlandırabiliriz.

 

Böylece daha sağlıklı, mutlu ve daha doyurulmuş yaşamlar yaşayabiliriz.

 

Hepimiz mutlu bir hayat istiyoruz.

 

Biz ne kadar genç ya da yaşlı, ne kadar zengin ya da fakir, ne kadar eğitimli olursak olalım hepimiz aynı şekilde hissediyoruz.

 

Siz tatmin edici bir yaşam istiyor musunuz?

 

Biz davranışlarımızı, mantıksız olarak niteliyor ve bu anlam veremediğimiz davranışlarımızı sürekli bir şekilde tekrar yaşıyor olabiliriz.

 

Belki de tüm çabalarımıza rağmen bizim bu yaşadığımız olumsuzlukları değiştirme kabiliyetimizin olmadığına inanıyoruz.!

 

Kişi ve ilişkilerin niteliğine göre, bizdeki bu muzdarip olmuş kronik hal almış kısır döngülerimizi, tekrar tekrar yaşamak zorunda değiliz.

 

Bu anlamsızlığı, mantıksızlığı aile sistemimiz üzerinde  çalışarak öğrenebiliriz. Bu ilişki “herkesin aile veya aile sisteminde tanınması ve haklı bir yere oturtulması” ile giderilerek çözüme kavuşur. Bu yöntemin içinde önemli bir özelliktir. Bert Hellinger bu hakka ait çağrıyı (Love ) “Sevgi Düzenleri” diye açıklar.

 

 

 

 

Aile Dizimi yaptırmak için olası konular nelerdir?

 

Aile Dizimi beklenti ve merak için yapılmaz. Dizim yapmanın hedefi bir şeyleri değiştirmek değil bir şeyleri daha iyi anlamaktır. Biz bir şeyleri değiştirmek istiyoruzdur. Ne kadar değiştirmeye çalışsak da, yaşamımızda bunları sağlamak daha da zor olur.

 

“Kaçındığın şey senin peşinden gelir.” Bert Hellinger

 

 

 

Aile Dizimi yaptırmak için olası konular nelerdir?

 

 

 

 

İlişkiler: Çatışmalar, ayrılık, güçsüzlük, iktidarsızlık, ilgisizlik, iletişim sorunları, çevre ile ilişkiler, ablukalar, evlilik-kültürel farklılıklar, ilişkilerdeki nedensiz sorunlarda

Ağır kader: Kürtaj, ölü doğum, hayatta kalan ikiz, evlat edinme

Şiddet:  Savaş travması, katil, mağdur

Aile içi çatışmalar: Ebeveynler ve kardeşler arasında çatışmalar ile uzlaşma olmaması, aile içi aidiyetin olmaması, dışlanma, hiçe sayılma, reddedilme, ilişkilerin bloke edilmesi

Yükler: Üzüntü, depresyon, ölüm korkusu, ciddi kazalar, , intihar, yaşam enerjisi eksikliği, eylemsizlik

Çocuklar: Öğrenme güçlüğü, hiperaktivite, okul başarısı, pasiflik, uyuşturucu, otistik çocuklar, okul arkadaşları/ öğretmenleri ile çatışmalar, birden fazla evlilik gibi karışık aileler

Meslek: Yeni bir iş için karar verememe, kendini tekrar etme, işten çıkarma, iflaslar ve kalıcı işsizlik, zorbalık, liderlik sorunları, tükenmişlik

Bağımlılık: Uyuşturucu, kumar bağımlılığı, sigara, özlem

Para: Kayıplar, iflas, rehabilitasyon gerekliliği, zorluklar, miras,

Kararlar: Yeni ev, kendi işini kurma, yeni bir hayat yönünde ilişkide değişiklik, aile -iş -veraset planlama

Duygu ve korkular: Ayrılık anksiyetesi, varoluşsal korku, suçluluk, benlik saygısı, agorafobi, obsesyonlar, tıkanıklıklar, kilitlenmeler, travma, kısır döngüler.

Sağlık: Alerjiler, ağır hastalıklar ve kazalar (özellikle tekrar tekrar yaşanan) organ nakli, depresyon, sırt ağrısı, migren vb.

Ait olamama :  Sürekli yer değiştirme, göç etme isteği, gurbet

Kimlik ve kişilik sorunları:  Kişilik ve benlik sorunları, cinsel kimlik.

 

Aile Dizimi bir grup çalışmasıdır.

 

Tıpkı rüya, görenin iç dünyasında bilinmeyenlerini yansıtması gibi, Aile Sistemindeki bilinmeyenleri yansıtır.

 

Dizimde çözüm arayanlar bir grup halinde otururlar. Terapist kimin kalkmak istediğini ve çözmek istediği konuyu sorar. Daha sonra içine doğulan çekirdek ailenin mi yoksa gelecekteki güncel ailenin mi dizime alınmasına karar verilir. Ardından danışan, grubun ortasına gelir ve gruptakilerden seçtiği, ailesini temsil eden kişileri, omuzlarından tutarak içinde hayal ettiği şekilde -içinde taşıdığı içsel resme göre- çemberin ortasına yerleştirir.

 

Böylelikle; baba, anne, kardeşler ve danışanı temsil edecek kişiler seçilmiş -dizilmiş- olur. Daha sonra danışan tekrar yerine oturur. Bütün aile üyeleri seçilip alana yerleştirildikten sonra temsilciler aralarında bağlantı (ilişki) kurarlar.

 

Aile Dizimi yönteminde seçilen temsilciler kendilerini gerçek aile üyeleri gibi hissederler.

 

 

 

 

Bütün temsilciler aralarında bağ kurduktan sonra, Aile Dizimi terapisti temsilcilere fiziksel ve duygusal olarak birbirlerine karşı ne hissettiklerini sorar. Temsilciler daha önce tanışmıyor olmalarına rağmen, aile hikayeleri; en ince detaylarına kadar çok şaşırtıcı bir şekilde temsil edilir.

 

Hatırımda kalan kendi katıldığım bir dizimde, başka bir kişiyi temsil ediyordum. O anda iki bacağımın da yok olduğu hissini yaşıyordum. Daha sonra sorulan sorularla gelen açıklamada temsil ettiğim kişinin iki bacağının da kesilmiş olduğu ortaya çıktı.

 

Bu şekilde temsil edilen kişinin fiziksel sorunları kalp çarpıntısı veya midede baskı vb. olarak hissedilebilir.

 

 

 

 

Bir Aile Dizimi seminerinde bayan danışanım yaklaşık 20 yıldır görüşmediği babasını ortaya koydu. Dizimdeki baba karakteri annesinin anlattığı baba karakterine kesinlikle uymuyordu. Seminerden sonra danışan tüm cesaretini toplamış ve babasını ziyaret etmişti. Daha sonra bana verdiği bilgide oldukça şaşkın bir halde tam olarak babasının annesinin anlattığı gibi değil de dizimdeki baba karakteriyle uyuştuğunu gözlemlemişti. Olay daha da ileri gitmiş ve yaşananlar sadece dizimdeki temsil edilenlerle kalmayarak, birçok yerde özdeş kelimeler kullanıldığı da ortaya çıkmıştı .

 

Aile Dizimi yönteminde çözüm…

 

Eğer Aile Dizimi yönteminde dizim yapılırken, örneğin dizimde baba ve anne birbirlerinin karşılarında duruyorlarsa, danışanın ayrılmış bir aile çocuğu olduğudur. Bu durumda ayrılıklar yalnızca içeride gerçekleşmiş de olabilir.

 

Aile üyelerinden unutulan bir kişi varsa, temsilcilerde de bu boşluk kendisini hipnoz edilmiş gibi boşluğa bakarak gösterir.

 

Burada bir kişi eksik! Unutulan kişi, mesela intihar eden. Temsilci olarak seçilip ait olduğu yere konulduğu zaman, diğer temsilciler derin nefes alırlar. Temsilciler ne hissettiklerini söyledikten sonra terapist aile üyelerinin yerlerini değiştirerek herkesin kendisini iyi hissedeceği pozisyonda yerleştirir.

Aile Dizimi ile aranan çözüm, sadece danışanın değil, bütün ailenin hizmetinedir.

 

Terapist yöneltmek, yol göstermek için temsilcilerin fiziksel davranışlarına, el-kol hareketlerine, mimiklerine dikkat eder. Her defasında hayretler içinde fiziksel sinyallerin bilgisine güvenilerek yön saptanır. Bütün aile üyeleri için çözüme ulaşıldığında yüzlerde mutlu bir parıltı ve vücutta rahat duruşlar izlenir.

 

Aile Dizimi çalışmasında çözüm…

 

“Gülümseme geldiğinde çözüm de gelmiş demektir.”Bert Hellinger

 

Bir örnek vermek gerekirse; mesela; dizim çözüme ulaştığında herkes tarafından aşağılanan, dışlanmış veya intihar etmiş olan homoseksüel amca, aileye arkası dönük olarak durmaz.

 

Çemberde görkemli kabul gören bir duruşla ailede herkesin tasdik ettiği yerini alır. Bu sayede daha sonra aileye yeni katılan erkek çocuk amcasının kaderini taklit etmekten kurtulmuş olur.

 

Bu şekilde farkına varılmadan geçmişte yaşamış olan aile üyesinin kaderini kabullenmeye Aile Dizimi yönteminde “Kilitlenme” denilir. Ailede dışlanan kişiler değer görüp, takdir edildiklerinde, aileye yeniden katılan kişiler onların bu karmaşık kaderini bilmeden -bilinç dışı-  üstlenmez. Yukarıda verdiğim örnekte; danışan, bu şekilde ailede dışlanmış kişiyle dizim sonunda tekrar yanına gelerek, amcasının ailede kendisini nasıl hissettiğini izler. Duruma göre amcasına ” Seni onurlandırıyorum, yüreğimde yerin var, ben burada kalıyorum, lütfen benden hayır dualarını eksik etme” der.

Danışan terapistin uygun gördüğü çözüm cümlelerini söylemekte zorlanabilir, kalpten değil de sadece dilden söyleyebilir, bu durumda terapistin çok dikkat etmesi gerekiyor.

 

Eğer bu sözler yürekten söylenmiyorsa alıcıya ulaşmaz.

 

 

 

 

.

 

Sözler sadece düşünülürse ve yürekten söylenmiyorsa; bu durumda terapist fark ederek dizime son verir. Bu tarz çalışmalarda hemen dizime son verilir. Çünkü bu sadece sağlık ve hastalık değil, ölüm ve yaşam arasında kalıp gitmeye ulaşan ciddiyet ister.

 

Her şeye rağmen, Aile Dizimi seminerlerinde çok gülünür. Derin ciddiyetler ve çekilmez gerginlikler bu sayede an be an boşaltılır. Bert Hellinger Aile Dizimi yaparken muhteşem bir şekilde duruma hakim olarak, iki dizim arasında fıkra anlatarak durumun gerginliğini giderir. Tıpkı Shakespeare’in dramasında olduğu gibi ciddiyet ve ağırlık arasında aniden neşe ve keyifli çözüm getirilir.

 

Aile Dizimi ile çözüme ulaşmak terapide büyük bir hediye olarak yaşanır.

 

Hellinger bunu “Lütuf” olarak kabul eder, burada terapist sadece gizlenmiş sevgiyi açığa çıkartır.

 

“Aile dizimlerinde çözüm ötelerden daha büyük bir yerden gelir.

Ben buna Lütuf diyorum.” Bert Hellinger

 

Terapist bu durumda danışanın ne aldığına karışamaz, danışanın hakkında neyin hayırlı olduğunu terapistte bilemez.

 

Aile Dizimi yöntemini sadece dıştan izlemek dahi bazı durumlarda çözümü getirir.

 

error: Content is protected !!