Çok tartışmalı psikoterapist Bert Hellinger, aile sistemlerindeki  dengesizliği herkesin aile veya aile sisteminde tanınması ve haklı bir yere oturtulması -sistemik aile dizimi-ile  çözüme kavuşturuyor.

Aile dizimi nedir?

Bir Aile dizimi , nesiller boyu acı çeken bireyin bu mutsuzluğunu değiştirecek güce sahip üç boyutlu bir süreçtir. Aile dizimi yöntemi;50 yılı aşkın süredir aileleri inceleyen ve tedavi eden,1925 doğumlu Alman terapist Bert Hellinger tarafından geliştirilmiştir. Bu yönteme “Familienaufstellung” adını vermiştir. Dilimize ise “Aile Dizimi” olarak tercüme edilmiştir.

Bugün dünyanın en saygın psikoterapistlerinden biri olarak kabul edilen Psikoterapist Bert Hellinger;ailelerdeki bilinçsiz ve genellikle yıkıcı olan, sadakatleri aydınlatarak aile terapisinin kalbi ve ruhunda devrim yaratmış

Hellinger’in bakış açısından yöntem

Psikolojinin çoğu, bireyin çocukluğundaki çatışmaları araştırmaya odaklanırken, Hellinger’in çalışması; bir ailede trajedileri inceliyor.

Bert Hellinger, ailelerde ebeveyn, kardeş veya çocuğun erken ölümü, terk, suç veya intihar gibi travmatik olayların daha sonraki nesillere etki eden yıkıcı bir güç uygulayabildiğini gözlemlemiştir. Geçmişten gelen mutsuzluğa karışan aile üyeleri genellikle endişe, depresyon, öfke, suçluluk, korku, kronik hastalık ve yerine getirilmemiş ilişki kalıplarını sürdürürler. Bu ortak tema: üzgün anne, üzgün kızı, alkolik baba………

Bert Hellinger’e göre bir çoğumuz bilinçsizce anksiyete, depresyon, öfke, suçluluk, yalnızlık, alkolizm ve hatta hastalık gibi yıkıcı kalıpları “ailesinden” miras alarak geliştirmiştir..  

Aidiyet hissinden dolayı ailesine derin bir sevgi ile bağlanan bir çocuk, ebeveynin veya başka bir aile üyesinin acılarını hafifletmek için boşuna bir girişimde bulunarak kendi çıkarlarını en iyi şekilde feda eder.Aile dizimleri, bu kalıpları kırmamızı sağlar, Bir iç görü anında hayat değiştiren sonuçları getirebilir. Böylece daha sağlıklı, mutlu ve daha doyurulmuş yaşamlar yaşayabiliriz.

Hellinger, çalışmalarında çok az enformasyona gerek olduğunu
söylüyor. Bunlar da insanların neler düşündüğü ya da yaptığına ilişkin olanlar
değil, belirleyici dış olaylar hakkında bilgilerdir. Söz gelimi ailede ölen
kardeşler, anne ve baba ayrı, ya da birisinin dışarıda bırakılması,
dışlanmasıdır. Ya da erken dönemde uzun süre hastanede kalmak, doğum sırasında
yaşanan komplikasyonlar veya annenin ölümü bu tür şeyler.

Ailenizde böyle önemli gerçekler var mı?

 

Sağlık sorunları nedeni ile katılan bir danışana dönerek
sorar. Senin yaşamında böyle büyük olaylar var mı?. Genç adam annesinin
ikiz kız kardeşinin öldüğünü söyler.

Hellinger “bu kadarı benim için yeterli.Bu öylesine iz
bırakan bir olay ki; olasılıkla her şeyi aşıyor,gölgede bırakıyor.. “

Danışana; öyleyse önce çekirdek ailesini dizmesini
söyler.Buna dahil olan anne,baba ve kardeşler.

Danışana “kaç kardeşsiniz”? diye sorar. Danışan kendisinden
sonra gelen bir kız kardeşi olduğunu söyler.

Hellinger danışana; annesi, babası kız kardeşi ve danışanın
kendisinin de dahil olduğu; aileyi temsil eden dört kişiyi burada bulunan
izleyicilerin omuzlarından tutarak kaldırmasını ve konuşmadan yerine yerleştirmesini
istiyor. .

Danışan izleyicilerin ilk sıralarından bu dört kişi için
vekil seçerek sahnenin ortasına dizer. Aileyi temsil eden bu dört kişi
konuşmadan kalkıyorlar.

Hellinger o temsilcilerinin deneyimlerinin
“güvenli olduğuna aile dizimi kurulumu içinde çalışan güce
inanmaktadır. Nasıl olduğu hakkında konuşmayı gereksiz buluyor..

Temsilciler bu düzenlemede yer aldıklarında, kendilerini o
insanlar gibi hissediyorlar.Hatta bilmeden yer,yer bu insanların sahip
oldukları semptomları yaşayabiliyorlar. Söz gelimi bir keresinde saralı bir
adamı temsil eden kişinin sara nöbeti geçirdiğinden bahsediyor. Yada sıklıkla
görülen bir durum çarpıntı,veya bedenin bir yanının soğuması, ısınması mide
bulantısı ,bacaklarında titreme, gergin ve huzursuz,üzgün, kafası karışık
hissedebildiklerinden bahsediyor. Ayrıca kurulumun içinde farklı posizyonlarda;.birbirlerine
uzak veya,yakın durmak sırtı dönük durmak gibi yerlerini belirlemek istediklerinden
bahsediyor. . Bu belirtilerin temsilcilerin aile hakkında geri
bildirimleri olarak anlamlı olduğunu anlatıyor..

Yukarıdaki kuruluma dönecek olursak. Hellinger temsilcilere
tek tek sorar.

Oğlunun temsilcisi şimdi kendini iyi hissettiğini
söyleyemez. Kendisinin doğru yerde olmadığını, kendisini sıranın dışında
olduğunu ve annesine karşı güçlü bir bağ kurduğunu hissettiğini söyler.

Hellinger; izleyiciye dönerek sorar.

“Oğul kimi temsil etmek zorunda ?”

“Oğulun burada duracağı yer neresidir?’

Kendisinin öngörülebilir bir cevap verdiği retorik bir
sorudur bu.

Bir sonraki aşamada, Hellinger ölen akrabayı kurulumun içineyerleştirir..

Genellikle aile diziminde bir kişinin dışlandığı ve görünmediği ortaya çıktığında bir sonraki adımın bu kişinin kurulumun içinde nerede olması gerektiğini de söyler

“Annesinin yanına çok yakın bir yer verin.”

Amaç, annenin bundan dolayı daha iyi hissetmesidir. Sorulduğunda
şöyle diyor: “Daha iyi, ama çok yakın.” Görünüşe göre , kız
kardeşine biraz daha yakın olmayı tercih ediyor , Üstelik belki
de çok sık rastladığı bir başka dinamik var: Anne bilinçsizce ölen kız
kardeşini takip etmek istiyor ve bu nedenle şöyle diyor: “seni ölümünde
izliyorum.” Bu durumda kadının köken ailesine çekildiğini
deneyimlerinden bildiği için ikizinden kopamayacaktır  : “Evet, durum böyle olmalı.

Hellinger içgörülerine dayanarak nasıl bir dinamiğin
olduğunu  anladı:

Hellinger, bu kurulumda annenin 7 yaşında öldüğü
ikiz kız kardeşine tamamen bağlı olduğunu görür. . İzleyicilere
“bunun bir çocuk için ne anlama geldiğini hayal edin” der.

Ölü kız kardeş nasıl? “

Ölü kız kardeş “Gerçekten  (kardeşine)çok yakın olmaktan
hoşlanıyorum.”der.

Bu nedenle çocuklar,anneden   ayrı
yaşayan babaya gitmelidir.  Hellinger, çocukları babanın yanına koyar ve
iç görüsüne uygun olarak babanın yanında kendilerini daha uyumlu hissetmelerini
sağlar. “Şu an oğulun babaya çok yakın olması gerekiyor, o zaman babanın
erkek gücü ona doğru akar. “

Oğul, orada nasıl? Temsilci yanıtlar burada daha
iyim kendimi uyumlu hissediyorum.

.

Sadece gelişmeleri gözlemlemesine izin verilen danışan  artık çözüm aşamasında dizime katılabilir.

Ölü ikiz kız kardeşe git ve usulca saygıyla önünde eğil. Sonra bunu büyük annen ve büyük babanla yap. Danışan eğilir.

Doğrul ve hepsine bak.Danışan ikiz kız kardeşe bakmaz. Teyzenin gözlerinin içine bak .derin nefes al ve çok yumuşak bir şekilde yeniden eğil der.Bırak acı gelsin.Bu teyzeni onurlandıran bir acı. Ona yeniden; ölen teyzeye ,yavaşça ve birkaç kez saygı göstererek bakması talimatını verir.. İkiz teyze gülümser,

İzleyicilere dönerek görüyor musunuz? . Bu teyzenin onurlandırılmasıdır..

Genç adam ikiz teyzenin ona sunduğunu alamıyor bu yüzlerinden belli oluyor.Hastalık onun için teyzesinin kutsanmasından-onurlandırılmasından) daha kolay.ve bu şekilde dizimi kesiyor.”

Ne yazık ki, istenen duygusal deşarj kalır. Hellinger’e göre, enerjinin düşmesi,danışanın pasif davranması -anti-climax- danışandan  kaynaklanıyor: “Çözümü reddetti. (…) Hasta olmak, teyzesinin varlığını ve kaderini kabul etmekten daha kolaydır.

Gabriele ten Hövel ile yaptığı röportajda Hellinger, söz
konusu danışanın daha sonra çözümün “ruhunda çalıştığı” şeklinde bir mektup
yazdığını söyledi. Mektup, teyzesinin onurlandırılmasını kabul
edemediğini, çünkü kızını yanlışlıkla öldüren merhum dedesiyle özdeşleştiğini anladığını
söylemiş.. Hellinger bu durumdan böyle hastalığın bir keffaret olabileceği
sonucuna varır. Hellinger,danışanına büyük babasıyla özdeşleştiğini acısını
bilinsizce taşıdığını ve danışana dedesine ait olan bu acıyı ona bırakmasını
söylemiş.

Bu özdeşleşmeyi bıraktığında belki hastalığı da iyileşebilir
diyor.Benim ilgilendiğim ruha şifa verici olarak etkiyen ve aile içinde
etkisini gösteren güçler.Bu güçler fırsat bulduğunda bir hastalığın
iyileşmesi de mümkündür.Ama benim ilgilendiğim bu değildir.

Hellinger hedefinin daha çok ruh ve aile alanında
olduğunu,.bu arada bir hastalıkta iyileşiyorsa ne ala diyor.”Ama bunu hekimlere
bırakmayı yeğlediğim bir alan.Onların sorumluluk alanı Yeterlik alanımı aşan
bir şeye karışmam” diyor.

Hellinger’a göre, günümüzde birçok ebeveynin çocuklarıyla ilişkilerinde  izledikleri yöntemler zararlı olabiliyor..

Hellinger’a göre, günümüzde birçok ebeveynin
çocuklarıyla ilişkilerinde  izledikleri yöntemler
zararlı olabiliyor.. Ana babanın işlediği bir suç ya da onların mahrem
ilişkisi söz konusu olduğunda çocuğun sorduğu her soru büyük bir hadsizlik ve
kendini bilmezliktir.Özellikle ortada bir suç varsa.çocuklar böylelikle ana
babalarını kendi mahkemelerine çıkartıp hadi bakalım savunun kendinizi demiş
olurlar.Bundan daha büyük bir hadsizlik olamaz.Çocuk bunu yaptığında kendini
büyük bir biçimde cezalandırır.Aynı şey ana baba kendiliğinden özel
ilişklilerine ilişkin bir şey anlattığında
da geçerlidir.Söz gelimi anne babaya ait olan mahrem bir şeyi çocuklara
anlattığında.yada baba anneden aşağılayıcı bir tavırla söz eder ve çocuk bunu
dinler.sadece bunu bildiğinden dolayı kendisini cezalandırır.Bu durum çocuk
ebeveyni arasındaki mahrem ilişkiyi kurcaladığında da daha çok ağırlaşır.

Çocuklar ebeveynlerini olduğu gibi almalı,

Çocuklar ebeveynlerini olduğu gibi almalı, Ana,baba olduklarından farklı olamaz.Olmalarına da gerek yoktur.Çünkü bir erkek ve kadın iyi ya da kötü olukları için değil,erkek ve kadın olarak birbirlerine  bağlandıkları için ana baba olurlar.Bundan ötürü çocuk,yaşamı ana ve babasının verdiği biçimde almak zorundadır.Ana baba buna ne bir şey katabilir ne de çıkartabilir.Çocuk da herhangi bir şeyi ekleyemeyeceği gibi dışarıda da bırakamaz. Anababası yaşamı kendisine nasıl vermişse öylece almak zorundadır.. Ebeveynlerini reddedenler kaçınılmaz olarak onlara benzeyecektir. Ebeveynler çocukları önünde kendilerini  haklı göstermek zorunda kalmazlar ve çocuklarda anne ve babalarını affedemezler. Çocuklar, ailelerinin  olayları veya sırlarını karıştıramazlar. Babasına ait bir suça ilgi duyan MS’li bir kadına Hellinger’a “Acının bu kısmının babanın savaş sırasında iki asker kaçağının ölümünden sorumlu bir nazi subayı olmasını araştırman ve müdahalen için ceza olması olabilir” dedi.

Kaynak:Gabriele ten Hövel

error: Content is protected !!