ilişkilerde denge kurmak için vermek ve almak yeterlimidir.? Ya da vermek ve almak insan ilişkilerinde ne yaratıyor?   .Hepimizin bildiği  ilişkilerde çiftlerden birisinin ilişkiye diğerinden fazla yatırım yaparak gerginliğe sebebiyet verdiğidir.

aile dizimi-ilişkiler
ilişkiler ve denge

Bazı kesimlerde bu ;bencil olmayan, koşulsuz sevgi düşüncesi
hakimdir. Kim diğerine bir şey verirse, beklentiden özgürleşmelidir. Daha da
ileri giden inançlarda tüm insanları kendi eşimiz veya ailemiz derecesinde
sevmemiz gerektiği düşüncesidir. Bu gibi fikirler sadece gerçekçilikten uzak
değil, aynı zamanda da ilişkileri yıkıcı bir düşünce şeklidir.

Denge için önce almak ve vermek ihtiyacı olması gerekmektedir.

Almak ve vermek ihtiyacından sonra insanlar arasındaki değişim dengede kalmayı mümkün kılar. Örneğin bir taraf sürekli veriyorsa, alan taraf kendisini devamlı baskı altında ve vermek zorunluluğunda hissedecektir. Sürekli veren taraf almaya engel koyuyorsa ilişki tehlikeye girer. Veren taraf,geri almaya engel koyarak güçlü kalmak istemesinden dolayı uzun zaman diliminde hiçbir ilişki dengede devam edemez.

ilişkilerde çatlak

Sadece Ebeveyn-çocuk ilişkisinde durum farklılaşır. Çünkü
ilk sırada ebeveynler çocuğa vermekle yükümlüdürler, bu daha sonra çocukların
aldıklarını farklı şekilde vermeleriyle denge sağlanır.

Sağlam bir ilişki sadece iki tarafında aynı derecede alıp vermesiyle olmaz..

Alan taraf hep daha çok verir ve yine diğer tarafta daha çok
vererek ilişki sağlam bir şekilde büyür ve gelişir. Verme ve almada ilişkiye
yatırım ne kadar yüksek olursa, mutlulukta ayni oranda yüksek olur. Fakat
ilişkilerde yüksek yatırımın bazı kişilerde korku yaratan  bir etkisi
vardır, Çünkü aradaki bağı derinleştirir. Bu durumda özgür kalmak isteniliyorsa
ilişkide alışverişe fazla yatırım yapılmaz.

Diğer yanda ise almaya ihtiyacı olmadığı görüşünde olan
taraf hep kendisini baskın ve güçlü görmek istediğinden dolayı yalnızlığa
mahkum olur.

İlişkiler bu tür dengesizliği uzun süre kaldıramayacağından
dolayı çatlaklara sebebiyet verir.

ilişkiler ve denge

Bir danışanımın yaşamındaki örnek bu durumu açıklamaya
yetiyor:

Genç bir bayan henüz mesleki öğrenimine devam eden erkek arkadaşıyla ayni evi paylaşmaya başlar, kendisinin iyi bir gelir getiren mesleği olmasından dolayı, sadece kirayı üstlenmekle kalmayıp aynı zamanda erkek arkadaşının okul masraflarını da ödemeye başlamıştır. Erkek öğrenimini tamamladıktan sonra, bayan arkadaşının evde olmadığı bir zamanda bütün eşyalarını toparlayarak evi terkeler. ilişki sona ermiştir. Nankör bir erkek diyeceklerdir birçokları. Fakat aradaki alma-verme dengesi düzeltilemeyecek derecede bozuk olduğu için gitmekten başka yapabilecek bir şeyi olmamasıdır.. İlişkide denge yoktu.

Kalıcı bir çözüm nasıl olabilir?

Kalıcı bir çözüm şu şekilde olabilirdi; erkek öğrenim, kira
ve yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan parayı ek işte çalışarak veya
ailesinden borç veya bankadan kredi alarak karşılayabilirdi. Başka bir
seçenekte bayan arkadaşından aldığı parayı öğrenim sonrasında geri ödemeyi
kabul ediyor olmasıydı. Bu şartlar yerine getirilmiş olsaydı erkek ihtiyaç
tarafı olmaktan çıkarak ilişki kurtarılmış olacaktı. Zıddı olarak kadın parayı
erkeğe hediye etmemeliydi, çünkü ona karsı üstün durumda oluyordu.

Cinsiyet farkı gözetmeksizin, yaşanan durum farklı şekilde
de olsa yine iki tarafta kendi öğrenimlerini kendileri karşılamalıdırlar.
Zengin bir kadın fakir bir erkekle evlendiği zaman, böyle bir ilişki genelde
titrek temeller üzerine kurulmuş olur. Kadın devamlı veren, erkekte alan
taraftır. Erkek dengeyi sağlayamadığı için zamanla kızgın tepki verecektir.

Yaşlı bir erkek genç bir bayanla evlense bile yine çoğu zaman komplikasyonlar olacaktır. Yaş farkı için kesinlikle sabit bir kural koyamazsınız,

Hellingerin bakış açısından ilişkilerde çözüm 

Ancak Hellinger uygun bir formül bulmuştur. Onun araştırmalarına göre çiftlerden birisinin, hayatta yaşanması gerekenleri geride bırakmış, diğerinin de yaşanmamışlıklarının henüz gelecekte olmasıdır. Mesela genç bayan bir süre sonra genç bir erkekle yaşayamadığı birçok şeyden dolayı yaşlı erkekten öç alacaktır.

Bu süreçler genelde bilinçsiz düzeyde gerçekleşir. İlişkilerde
ve yaşamın başka alanlarında genel olarak cömert vericilere rastlanır. Bu
davranış; ideal yardımcılar olarak toplumda iyi kabul görür. Aslında yardım
eden sessizce minnettarlığı sana bırakıyorum demektedir.

Özellikle psikososyal meslek üyeleri arasında bu görünüm
bulunur. Almayı reddeden taraf üstünlüğünü korumayı ve yükümlülük almayı
reddeden taraftır. Fakat içten içe kendisini boşlukta ve dengesiz
hissetmektedir.

Bazı yasam koşularında alıcının aynı değerde geriye
veremeyeceği durumlar vardır, örneğin ağır engelli ve hasta olanlar. Bu
durumlarda dengeyi sağlamak için en büyük etken teşekkür etmektir. Alıcı bunu
dikkate alarak kalpten ve sevgiyle yaptığı vakit, veren taraf kendisini
onurlandırılmış hissedeceğinden dolayı denge sağlanmış olur.

yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!