Ölümcül derecede hasta oldukları halde terapistin tavsiye ettiği çözüme ulaştıran sözleri içsel bakışla temasa geçerek söylemekte zorlanan birçok danışan vardır.

Hellinger’in bakış açısından bu durum <<Acı çekmek harekete geçmekten kolaydır.>>

Ruhta sevgiyle ilgili sihirli bir düşünce şekli vardır; <<Sevgi demek, ben onun gibi olmalıyım>> veya <<ben ailemin yaptıklarını yaparım>>

Çocuk olarak benim sevgi anlayışım onların kaderini izlemektir. Ve birde onların acı çekerek ve ölmeyi göze alarak kurtarılacağına inanılan gizli hayal vardır; ölse bile iyi olduğuna inanılır. Bu sihirli düşünce aynı zamanda çocuksu bir düşüncedir, çünkü harekete geçmeye gerek yoktur.

Kendisini sadece kadere teslim eder ve tüm şifa, kurtuluş mutsuzluk ve zorluklardan doğar. Ama çözüm cesaretle harekete geçmeyi talep eder; <<Ben kalmayı seçiyorum, burada kalmayı istememe rağmen beni koruma cesareti  göstereceğinizi biliyorum>>

Sihirli düşünceyle karşılaştırıldığında bu derin anlamda dini anlamda; çekilen acıların çözüme ulaştıran gücü olduğu fikrinden vazgeçilir ve dünya yaşamı tüm sınırlarıyla olduğu gibi kabul edilir.

Çekilen acıların verdiği mutluluğu düşününce aklıma genç bir bayan danışanımla aramızda geçen şu konuşma gelir; <<Yok denecek kadar az param var ve ikinci defa sizinle görüşmeye gelemeyeceğim diyerek beni selamlamıştı.
Birçok kez intihara teşebbüs etmişti ve bunları anlatırken yüzü mutluluktan parlıyordu. 

Yaşadığı acıları anlatırken sanki lotodan büyük para kazanmış veya beyaz atlı prensini bulmuş olabileceği düşünülebilirdi. Ama gerçektendi aşırı depresif olduğunu, yaşamdan zevk almadığını, on yıldır psikolojik tedavi gördüğünü ve bir kaç kez hastanelerde yatılı tedavi gördüğünü ve tüm bunlardan midesinin bulandığını anlatıyor olmasına rağmen yüzündeki mutluluk ifadesini fark etmeme imkânı yoktu.

Çözüm basittir ve genelde küçük görülür..

Ona; eğer yarın bir mucize olsa ve bütün problemleri çözülse ne yapacağı sorusunu yönelttim. Önce gözlerine acı bir ifade geldi, konuşamaz oldu, cılız bir ses tonuyla çekinerek şunları söyledi; <<Erken emeklilik başvurumu geriye çekmem ve çalışmam gerekli.

Üstelik yeni bir birlikteliğimde düşünmek zorundayım.>> Bir anda bana öfkelenerek <<Bu söyledikleriniz tamamen saçmalık, hiçbir zaman böyle mucizeler olmayacak, 10 yıldır doktorların ve terapistlerin başaramadıklarına sizde ulaşamayacaksınız! Bu çok harika olurdu! Bana hiç kimse yardım edemez, hiç kimse>> diye bağırdı.

Bana gelme sebebi sadece ümitsizliğini ve çaresizliğini onaylamamı istemesinden dolayı idi. Bu onun için hayali bir uzlaşma idi. Bu bayan danışan gibi tepki veren kişiler genelde <<sisteme dolanmış>> kişilerdir.

Bayan danışanın <<çocuk ruhu<< kötü aile kaderiyle dayanışma halinde olmasından dolayı besbelli çok mutluydu. Hangi olaylar oraya bağladı tam bilemiyorum ama aile bağlarına girmekten şiddetle kaçınmıştı ve bir daha hiç gelmedi. Çok indirimli bir ücret dahi onun için aşırı yüksekti. Fakat onun için paradan çok daha ağır şeylere mal oluyordu.

Tecrübeler gösteriyor ki, yaşanılan mutsuzluk ve acılarını gururla anlatan insanların yüz ifadelerindeki parıltı ailede bilinmeden yaşanılan yabancı bir acıyla dayanışma halinde olduklarıdır. Mutlu olmaya karar veren kişi, bunun bedelini çocuk ruhundan ayrılmayı göze alarak ödeyeceğini bilmelidir.


0 Yorumlar

Bir cevap yazın

Avatar placeholder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!